Share on facebook
Facebook - Haberi Paylaş
Share on twitter
Twitter - Haberi Paylaş
Share on whatsapp
WhatsApp - Haberi Paylaş
Share on print
Haberi Yazdır

Küresel ekonomi enflasyondaki yükselişin önüne geçemiyor

Küresel ekonomide salgın sürecinden kaynaklı sorunlar yüksek enflasyonist bir ortam doğurdu. Dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerde yaşanan üretim ve tedarik problemleriyle birlikte enflasyon rakamları son yılların zirvesini görürken, bu problemin temelinde gıda fiyatlarında yaşanan tırmanış yatıyor.

Koronavirüs salgınının küresel ekonomiye en önemli etkisi enflasyon oldu. Arz sorunu fiyatları yukarı doğru iterken, farklı ülkelerden gelen rakamlar enflasyonun rekor üzerine rekor kırdığını gösteriyor. Yaşanan problemler ülkelerin enflasyonuna da önemli oranda etki ederken, dünya nüfusunun yaklaşık 1,2 milyarının iki ila üç haneli enflasyonla yaşamaya başladığı belirtiliyor.

Birçok ülkenin ekonomi politikası enflasyon gerçeğine göre şekillenirken, orta vadeli politikalar da bu yeni döneme göre şekilleniyor. Enflasyon çağına merhaba diyen birçok ekonomide rakamlar şimdiden endişe veriyor. ABD’de son veriler, enflasyonun 31 yılın zirvesine çıktığını gösteriyor. ABD Çalışma Bakanlığının verileri, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE), ekimde aylık bazda yüzde 0,9 ve yıllık bazda yüzde 6,2 artarak beklentileri aştığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ise tüketici fiyatları kasımda aylık yüzde 3.51, yıllık yüzde 21.31 arttı.

Özellikle gıda ve enerji temininde yaşanan sıkıntılar dünyanın birçok ülkesinde asgari ücretle geçinen kesimlerin yaşamını etkiledi. Dünyanın en büyük ekonomisine sahip ABD’de tüketici fiyatları son 31 yılın en yüksek değerine ulaştı. Almanya, Fransa, İngiltere ve İspanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde de durum bundan farklı değil. Tarımın stratejik öneminin arttığı ortamda gıda fiyatlarından barınmaya, giyimden enerjiye kadar hemen her alanda ülkeler enflasyonist bir dönemin içinden geçildiğini fark ettiler.

Avrupa ülkelerinde enerji ve gıda fiyatları özelinde artan fiyatlar birçok sektörü etkisini almış durumda. Avro Bölgesi’nde verilere yıllık enflasyonun eylülde yüzde 3,4 ile son 13 yılın zirvesine ulaştığını gösteriyor. Almanya’da Federal İstatistik Ofisi’nin (Destatis) verileri de eylülde yüzde 4,1 olan yıllık enflasyonun, enerji fiyatları, tedarik sıkıntıları ve salgının etkisiyle ekimde 1993’ten bu yana ilk kez yüzde 4,5’e yükseldiğini gösteriyor.

Küresel çaptaki krizlerden en hızlı etkilenen ülkelerin başında İngiltere geliyor. Ülkede yüksek enflasyon rakamları zirve tazelerken, enflasyon Ekim ayında yüzde 4,2’ye çıktı. Ayrıca İngiltere’de yaşam masrafları on yıldır görülmeyen bir hızla yükseldi Ulusal İstatistik Ofisi’nin verilerine göre yalnızca enerji ve benzin fiyatları değil, ikinci el araba ve restoran fiyatları da artış gösterdi.

Dünya genelinde enerji devi olarak tanımlanan Rusya’da bile enflasyon çift haneye ulaştı. Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, daha önce yaptığı açıklamada, ülkede enflasyon sorununa müdahale edilmesi gerektiğini belirterek, “Gıda fiyatlarında enflasyon maalesef çift haneli seviyelere çıktı. Enflasyon şimdi iki kat arttı. Eğer enflasyonu düşürmezsek, halkın en kırılgan kesimi zarar görecek” yorumunu yapmıştı.

Asya devi Çin’de enerji krizi ve tedarik sorunları enflasyon artışlarını körükler durumda. Ülkede üretici fiyat endeksinin aynı dönemde yüzde 12,3 artış beklentilerini aşarak yıllık bazda yüzde 13,5 yükseldiğini belirtmek gerekir. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki ülkelerde de benzer sorunlar söz konusu. Örneğin Özbekistan’da yüzde 10,6, Brezilya’da yüzde 10,67, Ukrayna’da yüzde 10,9, Haiti’de yüzde 10,91 seviyesini görmüş durumda. İran’da yüzde 39,2, Arjantin’de yüzde 52,1, Lübnan’da ise yüzde 144 gibi rakamlara ulaştı bile. Venezuela, yüzde 1946 enflasyon ile uzunca bir süre liderliği kimseye kaptırmayacağa benziyor.

Birleşmiş Milletler’in buğdaydan meyveye kadar gıdaları izleyen alt kurumu FAO’nun gıda endeksi Ekim’de 129.2’den 133.2’ye yükselerek Temmuz 2011’den beri en yüksek seviyeye tırmandı. Bu rekor artışın enflasyonist baskıları, Merkez Bankalarının enflasyon endişelerini ve küresel açlık krizini daha da artacağı tahmin ediliyor.