İstanbul’un Kitaplara Konu Olan Gizemli Mahalle ve Sokakları

Bu haber 16 Mayıs 2020 - 2:54 'de eklendi ve 4 views kez görüntülendi.

Son 30 yıl içinde İstanbul’da kentleşme adı altında yapılan dikey binalar hiç kimsenin artık ilgisini çekmiyor. Hatta tam aksine dikey binaların insanları korkuttuğunu ve sevimsiz geldiğini yapılan birçok anketlerde şehrin siluetini ve tarihi dokusunu bozduğunu söyleyen insanların sayısı giderek artış gösteriyor…

İstanbul'un Kitaplara Konu Olan Gizemli Mahalle ve Sokakları

İstanbulluların son dönemlerde dikine yapılaşmadan uzak, az katlı, sakin ve huzurlu mahallelerde hayat sürmek istemesinin temel nedenleri arasında kendi kültürüne duyduğu özlem yatıyor. Çünkü insanlar artık yapaylıktan uzak, samimi duyguların paylaşılabildiği bir ortamı daha çok önemsiyor. Zaten örf, adet, gelenek ve göreneklerimizde “ev alma komşu al” sözü hala geçerliliğini koruyor. Bu sebeple Türk örfünde asla unutulmayan iyi komşuluk ilişkileri, yardımlaşma, dayanışma, birlikte bir aksiyonun içinde bulunma gibi geleneklerin canlı kalabildiği semt ve mahalleleri daha sevimli ve daha sıcak buluyor.

İstanbul'un Kitaplara Konu Olan Gizemli Mahalle ve Sokakları

Evet, her ne kadar bazı değerler bu mahallelerde yok olmuş olsa da gözbebeğimiz İstanbul’un en azından eski mimarisinin bozulmadığı semtler ve mahaller hâlâ var.

Siz de bu semt, mahalle ve sokakların nerede olduğunu merak ediyorsanız yazımızı okumaya devam edebilirsiniz…

Boğaziçi / Boyacıköy

İstanbul'un Kitaplara Konu Olan Gizemli Mahalle ve Sokakları

İstanbul’un Boğaziçi’nde bağlı bir semti olan Boyacıköy’ün Kuzeyine giderseniz Emirgan’a, güneyine giderseniz Baltalimanı’na varırsınız. Osmanlı Sultanlarından III. Selim’in Batı Trakya’dan kumaş boyamadaki ustalık ve incelikleri iyi bilen dönemin tanınmış ailelerini yerleştirdiği bir köy olduğu için bu ismi almıştır. Semtin kumaş boyama üzerine en tanınmış ailesi olan Kafrariadi ailesi 1800’lü yıllarda buraya yerleştirilmiştir.

Tarihi dokusundan hiç bir şey kaybetmeyen Boyacıköy’e adım atar atmaz tarihi yapıları ve eski dönemlere ait evleri, kiliseleri, camiileri görebilirsiniz…

Kadıköy / Yeldeğirmeni Mahallesi

Yeldeğirmeni Mahallesi

Kadıköy adeta bir sit alanı gibi. Her ne kadar son 20 yılda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşamış olsa da özellikle Yeldeğirmeni mahallesi yüzyıllardır aynı dokusunu koruyabilmiştir. Burası Kadıköy’ün en merkezi noktasında yer alıyor. Mahalle gerçekten sımsıcak bir mahalle.

Bu mahallenin en gizemli tarafı nereden girerseniz girin çıkışınızın sahilde bitiyor olmasıdır. Kısaca Kadıköy rıhtıma inerken muhteşem deniz manzarasını Yeldeğirmeni Mahallesi’nden görebilirsiniz…

Eskiden bu sokaklarda şemsiyeli dondurmacılar bulunurmuş. Komşuluk ilişkileri rezidansta oturanları kıskandıracak kadar harika.

Eğer yolunuz birgün Kadıköy’e düşerse Yeldeğirmeni Mahallesi’ne de mutlaka bir uğrayın…

Üsküdar / Kuzguncuk

Kuzguncuk / üsküdar

İstanbul’un Anadolu yakasında bulunan Kuzguncuk, Üsküdar ilçesinde yer alır. Boğaziçi’nin Anadolu tarafındaki sahil kıyısından, Paşalimanı ile Beylerbeyi arasındaki yerleşim, Kuzeybatı-Güneydoğu doğrultusunda oluşmuş, Boğaziçi’ne açılan alan üzerine gelişmiştir.

İstanbul’un en nostaljik ve en gizemli semtlerinden biri olan Kuzguncuk, eski adının “Altın Kiremit” olduğu mahalle sakinleri bilinir.

Kuzguncuğun adı Bizans Dönemi’ne kadar gider. Romalılar buraya “Hrisokeramos” demiş. Yine anlatılanlara göre II. Iustinos (565-578) zamanında, çatısında altın varaklı kiremitler olan bir kilise olduğu için bu adı almıştır.

Başka bir rivayete göre ise, Kuzguncuk adının “Kosinitza” adının değişime uğrayarak, “Kuzguncuk” olduğu söylenir.

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde ise Fatih Sultan Mehmed Han’ın zamanında buraya yerleşmiş olan ve adına “Kuzgun Baba” denilen bir veliden geldiğini söylenir…

Kuzguncuğun sokaklarında tarihi evleri görme şansınız hala var. İnsanı tarih kokan sokaklarıyla hala gezmeye ve görmeye çağırıyor…

Fatih / Zeyrek

Fatih Zeyrek

İstanbul’un Fatih ilçesi geçmişten günümüze tarihi dokusunu ve özelliğini günümüze kadar bozmadan getirebilmiş ender semtler arasında yer alır.

Öyle ki İstanbul’un bozulmayan en çok yapı ve mimarisi bu bölgede bulunur. Zaten Zeyrek’e giriş yaptığınız da o dik merdivenleri, tarihi türbe, cami ve hamamları, parke taşlı yolları, cumbalı ahşap evleri adeta bir açık hava müzesi gibidir.

Zeyrek’in sokaklarında yürümeye başladığınız da şayet elinizde bir fotoğraf makinesi varsa bu gizemli yapıları “hangi açıdan çeksem daha güzel çıkar acaba diye” düşünmeden edemezsiniz.

Sultanahmet / Soğukçeşme Sokağı

Soğukçeşme Sokağı

Zeyrek gibi Sultanahmet semti de Fatih ilçesine bağlı bir semttir. Dünyanın her bölgesinden turistler akın akın yazları buraya gelir.

Çünkü burada, Ayasofya Müze ve camiisi, Topkapı Sarayı, Sultan Ahmet Camii, kiliseler, tarihi çeşmeler, padişah türbeleri, hamamlar, Yerebatan sarnıcı, tarihi konak ve evlerini adım başı görebileceğiniz bir semt.

Sadece Sultahmet bölgesinin Soğukçeşme sokağında 12 adet tarihi ev, 1 adet Türk çeşmesi ve 1 adet de Roma sarnıcı bulunuyor…

Bu tarihi evlerin hepsi restore edilerek tarihi dinamiklerinden hiç bir şey kaybetmeden karşımızda duruyor. Zaten bu sokak trafiğe de kapalı.

Şehrin tarihi sürecine tanıklık etmek isteyenlerin bu tarih kokan gizemli sokağa uğraması için sebep çok. Soğukçeşme sokağı tüm İstanbullulara tavsiye edebileceğimiz İstanbul’un sayılı mahalle ve sokaklarından biridir.

Süleymaniye / Ayrancı Sokağı

Ayrancı Sokak

Evet Fatih semtinden hâlâ çıkamadık. Olsun. Sırada bölgenin mimari yapıları ile ünlü ikinci sokağı olan Ayrancı sokağı var.

Süleymaniye camiine de yakın olan Ayrancı sokağını, ahşap ve taş evler süslemiştir. Maalesef bu tarihi evlerin büyük bir kısmı restorasyon edilmeyi bekliyor… Yine de restore edilmiş gizemli taş ve ahşap evler var. Özellikle de Haliç tarafına bakan evlerin manzarası inanılmaz güzel…

İstanbul büyükşehir belediyesi ve Fatih belediyesi bu evlerden birini ortak olarak restore edip bir kafeye dönüştürmüş. İstanbul Müftülüğü’nün önündeki yokuştan aşağı inip ilk sağa döndüğünüz de tarihin derinliklerine ve gizemine adım atmış olacaksınız. İşte tüm ihtişamıyla Ayrancı sokağı da sizi sırtında taşımak için hazır bekliyor…

Fatih / Vefa

fatih / vefa semti

Haliç manzarasının en güzel gözlemlendiği yer Vefa semtidir. Atasözümüze ve o ünlü bozacıya adını veren semt, Vezneciler ile Unkapanı arasında bulunuyor.

Vefa semtinin her karışında burum buram tarih kokusu vardır. Vefa semtinin de akıbeti şayet Balat gibi bir beyin transferiyle restore edilebilirse belki de turist akınına uğrayacak kadar kendine özgü bir yapısı ve mimarisi bulunuyor.

Ümit ederiz ki bölgedeki harabe evler restore edilir. Yine ümit ederiz ki yanan çöp yığınları, salaş kıraathaneler ve esnaf dükkanları tek tek elden geçirilerek yine o eski Vefa’lı günlerine geri kavuşur…

Fatih / Ayvansaray

Fatih / Ayvansaray

Ayvansaray Fatih’in en mütevazi semtleri arasında yer alır. Zaten garip bir sessizliği, esrarengiz sokakları, inanılmaz manzarası, tarih kokan atmosferiyle Ayvansaray, İstanbul’un en gizemli mahallerinden biridir…

Açıkçası bu semti gezmeyen ben İstanbul’da yaşıyorum dememeli. Çünkü gerçekten ayıp olur. Eğer İstanbul’da yaşıyorum diyecekseniz bu semtin sokaklarını, caddelerini arşınlamanız gerekecek. Size tarihi ve o elle tutamadığınız eskinin güzelliklerini yaşatabilecek, hissettirebilecek en nadir semtlerden birisi de hiç kuşkusuz Ayvansaray’dır. Diğer taraftan burası Haliç’in en eski mahallerinden biridir.

Beyoğlu / Tarlabaşı

Beyoğlu / Tarlabaşı

“Tarlabaşı” ismini duyar duymaz zihninizde hemen Taksim ve Beyoğlu canlanacaktır.

Bir zamanlar bu semt iyi şeylerle pek anılmadı. Burası İstanbul’un insan türleri bakımından en zengin semtleri arasında yer aldı.

Beyoğlu Belediyesi son 20 yıldır bölgeyi elden geçirerek az da olsa bir kısmını restore etmeyi başardı. Hatta semtin sakinlerine yeni evler verilerek bölge turizme kazandırılmaya çalışıldı.

İyi mi oldu?

Bizce iyi oldu.

En azından o varoş ve izbe yerler ufak ufak kaybolmaya başladı.

Günümüz de çamaşır ipi ve bu iplere asılmış elbiseleri bu semtte hala görebiliyorsunuz.

Bu haliyle Tarlabaşı o safiyetini, tarihi dokusunu, komşuluk ilişkilerini kısmen de olsa koruyor diyebiliriz.

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında mahalle kültürü çok iyi seviyelerde olmasa da hala canlılığını koruyabilmiştir.

Burada insanların rahatça ve özgürce dolaşabilmesinin sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Zaten atılan adımlarla Tarlabaşı semti İstanbul’un en değerli semti olarak yaşamına devam edecek deniyor.

Umarız Tarlabaşı’nın tarihi dokusu, kendine özgü mimari yapısının korunması için gerekenler yapılır. Zira İstanbul halkı bölgenin restore edilip tekrar turizme kavuşturulmasını büyük bir merakla ve sabırsızlıkla bekliyor…

Fatih / Fener-Balat

Fatih / Fener-Balat

Üç etnik unsur olan Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin birarada yüzyıllardır yaşağı bir semt olan Fener-Balat adım başı fotoğrafı çekilecek yerler arasında. İstanbul’un tarihini buraya toplamışlar desek abartmış olmayız. Burada Cibali tütün fabrikaları, Gül Camii, Aya Kapı Çeşmesi, Fener Rum Erkek Lisesi, Cibali Karakolu, Bulgar Ortodoks Kilisesi, Fener-Balat sokakları ve iki üç katlı rengarenk evleri ile sizi adeta 1800’lü yıllara götürüveriyor.

Aslında Balat yüzyıllardır böyle olmasına rağmen adının bu kadar çok bilinmiyor oluşundaki sır biraz da insanların Beyoğlu ve Taksim tarafından uzaklaşması, bölgeye tasarım dükkanları, yeni kafeler açıldı işte Balat da kıymetlenmeye başladı. Balat artık Google de en çok aranan semtler arasında yer alıyor.

www.tgrthaber.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.