Hatalarımızı Bilerek Mi Yapıyoruz?

Bu haber 14 Şubat 2020 - 13:49 'de eklendi ve 0 views kez görüntülendi.

Günlük yaşantımızda bazen bilerek bazense hiç farkında olmadan hatalar yaptığımız oluyor. Hatta birçok kere söylediğimiz yalanların önüne bir renk beğenip durumu yumuşatmaya çalıştığımız da oluyor; beyaz, pembe…

Çoğu kere farkına bile varmadan yaptığımız bu yanlışlar dolayısıyla kendimize “kötü” diyebilir miyiz peki? Sonucunun iyi olmasını düşlediğimiz şeyin sonunda kötü sonuçlar elde ediyorsak bu kimin hatası ve bundan kimi sorumlu tutacağız? İnsan kimi zaman hatadan ibarettir. Bunun aksi mümkün değildir çünkü eksiler olmadan artıları göremeyiz veya artıların güzelliğinin farkına varamayız. Tabi ki bunun arkasına sığınarak yapılan yanlışları legal hale getirmiyoruz. Yalnızca bazen yanlış şeyler yaparken sanki bir güce yenik düşüyoruz gibi. Gün içerisinde sürekli tartıştığımız ve kimi zaman onun kimi zamansa kendimizin galip geldiği biri; nefis.. Peki o zaman “nefsime uydum, yaptım” gibi bir savunmanın arkasına saklanabilir miyiz? Nefse hakim olabilir miyiz?

Öncelikle konuya nefse hakim olmanın ne demek olduğunu açıklayarak başlayalım. Nefse hakim olamama durumu kişinin bedensel hazlara fazla düşkün olması veya gerektiğinden az düşkün olmasıdır. Nefse hakim olma ise işte bu iki durum arasındaki orta haldir. Aristoteles nefsine hakim olmayı “ahlaki bir durum ve bir huy” olarak tanımlıyor. Nefsine hakim olma övgüye değer bir durumdur. İyi olan nefsine hakim olmaktır. Bu durum öncelikle kişide bir irade özgürlüğü ve bilinci gerektirir. Çünkü bu huy düşünerek ve hazların peşinden gitmenin kötü olduğu bilinerek ortaya konur. Aristoteles’e göre kişinin nefsine hakim olamaması kötü ve yerilecek bir durumdur.

Aristoteles’e göre kişinin nefsine hakim olamamasındaki en büyük etken tutku ve arzulardır. Çünkü nefsine hakim olamayan kişi kendisini bu duruma bilerek sokar ve buna da arzular sebebiyet verir. Yani nefsine hakim olamayan kişinin kötü olduğunu bildiği şeyi kötü olduğunu bile bile yapması onun bilgiyi kullanmasına ya da bilginin gereğini yapmasına tutkuların yani haz ve acıların engel oluşturduğunu gösterir. Yukarıda sorduğumuz soruyu yinelersek bu durumda kişi yanlışını bilerek mi yapar başka bir ifadeyle, nefsine hakim olamayan kişi bilerek mi böyle davranır?

Aritstoteles düşüncesinde nefsine hakim olma ve olamama durumu “bilgi” ile ilişkilendirilir. Ona göre nefsine hakim olamayan kişi düşünerek bir karara varır ancak tutkunun etkisiyle bu karara uymaz yani doğru bildiğini düşündüğü şeyin tersini yapar. Sokrates ise buna karşı çıkar çünkü ona göre nefsine hakim olamama diye bir şey olamaz. Çünkü, hiç kimse bilgiye sahip olup da iyiye aykırı davranamaz. Eğer davranıyorsa da bu bilgisizlikten kaynaklanır. Aristoteles ise bu noktada Sokrates’e katılmaz. Aristoteles’e göre yapılan yanlış bir şeyin temelinde mutlaka “bilgi” vardır. Yani ya o yanlışın doğru olduğu sanısı veyahut yanlış olduğu bilgisi vardır. Nefsine hakim olama durumunda ise problem daha çok kişinin yaptığı şeyin yanlış olduğu bilgisidir.

Aristoteles’e göre bilge olmak iki anlam taşır. Buna göre birincisi, bilgilidir ancak bilgisini spesifik durumlarda kullanmaz/kullanamaz. İkincisi ise, kişi hem bilgilidir hem de bu bilgiyi tek tek durumlarda kullanır ve uygular. Bilgiye sahip olup kullanma, hem sahip olmaktan hem de kullanmaktan farklıdır. Böyle bir durumdaki kişi bilgiye sahiptir ancak aynı zamanda bilgiye sahip de değildir. Tıpkı uyuyan kimsenin bilgisi gibidir. Aristoteles nefsine hakim olamayan kişinin bilgisini işte bu şekilde değerlendirir. Böyle bir durumdaki kişinin ağzından bilgiler çıkar ancak bu sözlerin ağızdan çıkması kişinin bilgi sahibi olduğu anlamına gelmez.

Yani nefsine hakim olamayan kişi potansiyel anlamda değil işlevsel anlamda bilgi yokluğuna sahiptir. Kişi bilgiye sahiptir ancak bilgisini tikel durumlarda kullanamamaktadır. Oysaki doğru olan tikel durumlarda sahip olan bilginin hem sahip olunması hem de bu bilgilerin kullanılmasıdır. Günlük yaşantımızda yaptığımız hatalar veya söylediğimiz yanlış şeyler aslında sahip olduğumuz bilgiyi kullanamayışımızdan kaynaklanıyor. Biz içerisinde bulunduğumuz durumda yaptığımız veya söylediğimiz şeyin yanlış olduğu bilgisine sahibiz ancak bu bilgiyi o durumda kullanmıyoruz veya belki de kullanmamayı tercih ediyoruz.

“Sadece düşmanını yenen değil, heveslerine hakim olan da erdemini göstermiş olur.”
-Demokritos

Kaynak: Etik Bilinç-Mehmet Türkeri

https://www.wannart.com/hatalarimizi-bilerek-mi-yapiyoruz/

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.