Binalardaki ısı yalıtım doğaya ve ekonomiye katkı sağlıyor « Külliyet

30 Kasım 2021 - 21:40

Binalardaki ısı yalıtım doğaya ve ekonomiye katkı sağlıyor

VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz, ısı yalıtımıyla ortalama yüzde 50’ye varan tasarruf sağlanabildiğini belirterek, yalıtım için harcanan yatırımın 3 ila 5 yıl arasında geri kazanıldığını bildirdi.

Binalardaki ısı yalıtım doğaya ve ekonomiye katkı sağlıyor
Son Güncelleme :

16 Ekim 2021 - 16:08

16 views

Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER) Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Korkmaz, ısıtma ve soğutma amaçlı kullanılan yalıtımın önemine dikkati çekti.

Isı yalıtımı sayesinde 4 mevsim kazanç ve konfor sağlandığını ifade eden Korkmaz, şöyle konuştu:

“Hem ısıtma hem de soğutma amaçlı düşündüğümüzde ısı yalıtımıyla ortalama yüzde 50’ye varan bir tasarruf sağlanabilir. Bunu yaparken de tabi ısı yalıtımı uygulamaları için belirli bir yatırım yapılıyor ancak bunların da 3 ila 5 yıl arasında geri kazanılması söz konusu. Özellikle mevcut binalarımızda enerji verimliliği anlamında son derece gelişim kaydettiğimizi de söyleyebiliriz. Enerjide dışa bağımlı olunması nedeniyle enerjinin tasarruflu kullanımı da zorunlu hale geliyor. Ayrıca son dönemlerde özellikle iklim konusunda krizler söz konusu. Enerji kullanımı sırasında dışarıya verdiğimiz zehirli gazlar da yalıtımla birlikte azalmakta. Dolayısıyla enerji tasarrufu sağlamak hem çevreyi koruyan hem de maliyetleri azaltma konusunda öne çıkıyor.”

Yalıtımla ilgili yanlış düşüncelerin hakim olduğunu vurgulayan Korkmaz, “Isı yalıtımı daha çok ısıtma amaçlı, kış aylarında akla gelen bir unsur. İnsanlar yalıtımın sadece kışın faydalı olduğunu düşünebiliyor ama özellikle sıcak iklimli bölgelerde, ciddi klima kullanımı ve buna bağlı elektrik sarfiyatını da göz önünde bulundurduğumuzda yazın da yalıtım ön plana çıkıyor. Bir anlamda yalıtımla yaz aylarında da yüzde 50’ye varan tasarruf sağlamak mümkün.” diye konuştu.

Enerji Kimlik Belgesi’nin önemi

Korkmaz, Enerji Kimlik Belgesi’nin 2011 yılında yeni binalarda ve 2020 yılı itibarıyla da tüm binalarda zorunlu hale getirildiğini anımsatarak, bu sayede binaların tüm bilgilerinin bu belgelerde yer almaya başladığını dile getirdi.

Enerji Kimlik Belgesi sayesinde konutların dışarıya verdiği zehirli gazlara göre değerlendiğini anlatan Korkmaz, şunları kaydetti:

“Artık binalar beyaz eşya sektöründeki gibi A’dan F’ye doğru sınıflandırılmakta. Siz şu anda yeni bir bina inşa ediyorsanız en kötü C sınıfı enerji belgesi almanız gerekiyor. Hatta binada yenilenebilir enerji kullanılarak A’ya yükselmek mümkün. Bu alanda daha çok yeni binalarda belge alımı ön planda. Mevcut binalarda farkındalık gün geçtikçe artıyor. İnsanlarımız özellikle ev alım satımlarında bu konunun sorgulandığını biliyor, bunun her geçen gün daha da artacağını düşünüyoruz. Binanın değerini ve kullandığı enerji miktarını bilerek de insanlar daire satın aldıklarında kararlarını verme noktasında bunun yol gösterici bir belge olacağını söyleyebiliriz.”